İçeriğe geç
Kardelen Haberler

Kardelen'in merak defteri: hayata, burçlara notlar

Psikoloji 3 dk okuma

İşte Hata Yapınca Söylenecek Doğru Cümleler

Hatanın kendisinden çok, sonrasındaki ilk yarım saatte kurulan cümleler belirleyicidir. Sıralamayı değiştirmek çoğu krizi küçültür.

Yazar: Derya Koral Güncellendi:

Çalışma hayatında hata yapmayan yoktur. Yanlış gönderilen bir dosya, gözden kaçan bir rakam, unutulan bir teslim tarihi, yanlış anlaşılmış bir talimat. Bunlar mesleğin doğal parçasıdır. Farkı yaratan şey hatanın kendisi değil, hatadan sonraki ilk yarım saatte söylenenlerdir. O yarım saat, çoğu zaman meselenin küçük bir aksaklık olarak mı yoksa güven kaybı olarak mı hatırlanacağını belirler.

Hata fark edildiği anda insanın içinden geçen ilk şey genellikle savunmadır. Zihin hemen açıklama üretmeye başlar: bilgi eksikti, süre yetmedi, başkası da aynısını yapardı. Bu açıklamaların bir kısmı doğru olabilir. Ama ilk cümle olarak kurulduklarında, karşı tarafın duyduğu tek şey sorumluluğun başka yere itilmesidir.

Önce bilgi, sonra açıklama

Hatayı bildirirken sıralamayı değiştirmek işi kökten kolaylaştırır. İlk söylenecek olan, ne olduğudur. Sade ve süslemesiz: "Dünkü listede iki satır eksik gitmiş." Ardından etkisi gelir: "Bu yüzden şu rapor eksik hesaplanmış olabilir." Sonra atılan adım: "Doğru listeyi hazırladım, kontrol edip gönderiyorum." Açıklama, eğer gerekiyorsa, en sona bırakılır ve kısa tutulur.

Bu sıralamanın mantığı basit. Karşı tarafın ilk ihtiyacı bilgidir, gerekçe değil. Neyin bozulduğunu ve neyin düzeltilmekte olduğunu bilen bir yönetici sakinleşir. Gerekçeyle başlayan bir konuşma ise dinleyeni önce meraklandırır, sonra huzursuz eder; çünkü asıl bilgi hâlâ gelmemiştir.

Aşırı özür de bir yük

Hatayı kabul etmek gerekir ama özrün dozu önemlidir. Dakikalarca süren, kendini yerden yere vuran bir özür, karşı tarafı sizi teselli etmek zorunda bırakır. Böylece asıl mesele olan çözümden uzaklaşılır ve konuşmanın ağırlığı sizin duygunuza kayar. Tek bir net cümle çoğu durumda yeterlidir: "Benim gözümden kaçmış, kusura bakmayın."

Aynı şekilde hatayı küçümsemek de yanlıştır. "Zaten önemli değildi" demek, karşı tarafın olayı ne kadar önemsediğini bilmeden verilmiş bir karardır. Önemin derecesini işin sahibi belirler. Sizin işiniz, olanı doğru anlatmak ve gerekli düzeltmeyi yapmaktır.

Tekrarını önleyen cümle

Bir hatayı konuşmanın en kıymetli kısmı, bir daha nasıl olmayacağını söyleyen cümledir. "Bir daha dikkat edeceğim" bu cümle değildir; çünkü dikkat, ölçülemeyen ve yorulan bir kaynaktır. Bunun yerine somut bir düzenlemeden söz etmek gerekir: gönderim öncesi kontrol listesi, ikinci bir göz, taslak dosyaların farklı klasörde tutulması, otomatik bir hatırlatma.

Bu tür bir cümle, hatayı bir sisteme dönüştürür. Karşı tarafa "sorumluluğu aldım ve bunu tekrar etmeyecek bir yol kurdum" mesajı verir. Zamanla bu tavır, kişinin güvenilirliğini hatasızlıktan daha güçlü biçimde inşa eder. Kimse hiç hata yapmayan birini aramaz; herkes hatasını zamanında söyleyen birini arar.

Kime, ne zaman söylenir

Hatanın kime bildirileceği çoğu zaman kendiliğinden bellidir ama tereddüt edilen durumlar da olur. Genel kural, işin sonucundan etkilenecek ilk halkaya haber vermektir. Doğrudan yöneticiye gitmeden önce meseleyi kendi başınıza çözmeye çalışmak, çözüm birkaç dakika sürecekse makuldür. Ama düzeltme başkasının onayını, ek bilgiyi ya da dışarıdan bir müdahaleyi gerektiriyorsa beklemenin anlamı yoktur.

Zamanlama konusunda tek bir ölçü işe yarar: hata, başka birinin kararını etkileyecekse hemen söylenir. Yanlış bir rakamla toplantıya girilecekse, eksik bir dosya müşteriye gidecekse, dakikalar önemlidir. Bunun dışındaki durumlarda önce kısa bir kontrol yapıp gerçekten hata olup olmadığını doğrulamak, gereksiz alarm vermeyi önler.

Saklamanın maliyeti

En pahalı seçenek, hatayı saklamaktır. Küçük bir aksaklık, üzerine yeni işler yığıldıkça büyür; iki gün sonra düzeltmesi on kat zorlaşır. Üstelik hata başkası tarafından bulunduğunda, konuşulacak konu artık hata değil, neden söylenmediğidir. Bu ikincisi çok daha ağır bir başlıktır ve telafisi uzun sürer.

Hata sonrası dürüstlüğü kolaylaştıran şey, çoğu zaman kişisel cesaretten çok kurum kültürüdür. Yanlışın hemen cezalandırıldığı yerlerde insanlar hatayı saklamayı öğrenir. Yöneticiler için buradaki ders açıktır: erken bildirilen hataya gösterilen sakin tepki, bir sonraki hatanın da erken bildirilmesini sağlar. Çalışan için ders ise şudur: ilk cümleyi doğru kurmak, çoğu zaman hatayı düzeltmekten daha önemlidir.